Nasıl tarif etsem sevdiğim seni?
Taze açmış gonca güle benzersin!
O şirin sözlerin büyüler beni,
Hoş sohbetli, tatlı dile benzersin!

Sarı saçın rengi açık kestane,
Bakışların beni etti mestane,
Yatsam dizlerine, işte hastane,
Sakın deme: “Yaban ele benzersin!

Randevu istesem, ayın kaçına?
Misafir et beni gönlün içine,
Desem de yakışır tel tel saçına;
Sazımdaki sırma tele benzersin!

Açıldı gerdanın göğsün göründü,
Söyle bu güzellik nasıl korundu?
Sandım İkizdağlar kara büründü,
Kar-beyaz yıkanmış tüle benzersin!

Servetim canımdır, sana ödeyim,
Yâr sana huri mi, melek mi deyim?
Sana doyamadım, obur mu neyim?
Tereyağı, kaymak, bala benzersin!

Ellerin olup da olma yasaklım,
Aşkına düşeli kalmadı aklım,
Al elma yanaklım, kiraz dudaklım,
Güneşte kızarmış ala benzersin!

Gözlerin yıldızdır, kaşların hilâl,
Güneşi söndürür bu güzel cemal,
Bu nasıl güzellik, söyle bu ne hâl?
Özel yaratılmış kula benzersin!

Bindebir’i yaktı, kavurdu aşkın,
Seni sevdiğimden olmasın kuşkun,
Kökten filizlenmiş taze bir ışkın,
Boyun bosun servi dala benzersin!

14.04.2006
Ozan Bindebir