Seni anlatmaya sözler yeter mi?
İnsanlığa çığır açtın Mahzuni!
Avuçlarım tatlı canı tutar mı?
Söyle nerelere uçtun Mahzuni?

Halkın kulağıydın, gören gözüydün
Söyleyemediği sitem sözüydün.
Gönlünce çaldığı telli sazıydın,
Elindeki büyük güçtün Mahzuni!

On yedi Mayıs’ta yatmış uyurdun,
Sana ağlıyordu, sana bu Yurdun.
“İntizar var nazlı yârden” diyordun,
Bu dünyadan neden göçtün Mahzuni?

Halka zulüm eden zalime karşı,
Direndin bir ömür zulüme karşı.
Niçin direnmedin ölüme karşı?
Ecel şerbetini içtin Mahzuni!

Çilehane Beli, Hacıbektaş’ta,
Yüz binlerin gözü kalmıştı yaşta.
Hünkâr sana bakar yukarı başta,
Sana layık yeri seçtin Mahzuni!

Yüksel’im çaresiz sitem bendeki,
Hatıram canlandı üç-beş gündeki…
On dokuz Mayıs’ta; İki bin İki,
Halkının başında taçtın Mahzuni!

20.05.2002
Ozan Bindebir